| Rahmet Muştularının Dönüşü |
|
|
|
| Yazar Administrator | ||
|
![]()
Karabulutların, yeryüzü semasını kesif bir halde örttüğü; şu cahil ve bir o kadar da zulüm devletlerinin, insanlığı derin sancılara gömdüğü, telefine neden olduğu bu günlerin, aydınlığa tahvil olunması niyazı ve iç kararlılığı ile kutsal topraklara geldik ve şimdi dönüyoruz. İki cihan sekinesi; 18 bin âlemin “LEVLAKESİ” ile her dem birlikteyiz artık. Çağrılan yere icabet eden müminler olarak onunla beraberiz. Mihmandarımız, “GARİPLER KERVANININ SULTANI EVLAD-I RESUL MUHAMMED ALİ” ile yürüyoruz. Önce, KUBBET’ÜL-HADRA’ nın güneşi, yerkürenin ve gökyüzünün kardeşi, âlemlere huzur, rahmet pınarı Hz. Resul-u Ekrem’in yurdu Medine-i Münevvere ye salât, selam, tehlil, telbiye ve tekbir sadaları bir o kadarda zulüm kalesi haline gelen Türkiye’den getirdigimiz acılarımızla giriyoruz. Ya Rasülallah! Ey Kimsesizlerin kimsesi! Ey yeryüzünün sekinesi ve Nur-u sinelerin huzuru! Ey metafizik ürpertilerin membaı! Ey Cebrail’in karındaşı! Ey İnsanlığın rotası! Ey Vahyin aydınlığında susayan gönüllere rahmet cemreleri sunan maveraların Seyyidi! Efendimiz, Ya Muhammed Mustafa işte geldik Ravzana. Himmet Ya Rasülallah! Medet Ya Rasulallah! İstimdat Ya Rasulallah! Gül kokunda kokmak! Hallerimizi düzeltmek! Müstakim yolculuğumuzu hitama erdirmek için bize Rabbinden dua et. Bizi, Nebevi ve Rabbani YÖRÜNGENE al. Üç kıtaya Cenab-ı Allah’ın kelamını; atıyla, okuyla, sesiyle ve de bizatihi kanıyla yayan Müslüman Türkiye’nin ecdadının hürmetine! Aziz şüheda ile medfun toprağının Cennet-ül Baki’nin hatırasına seni bir kez daha salat ve selamla yâd ediyor, icabetimizin kabul buyrulmasını istirham ediyoruz. Ne olur... Naim cennetlerinin o misk kokusuyla bizim gönüllerimizi doldur. Taa Endonezya’dan, Somali ye, Türkiye den Avrupa’ya, Hindistan-Keşmir’den Malezya’ya uzanan Hilalin coğrafyasından koşup gelen Müslümanlar hürmetine. Ravza da, Ashab-ı Suffa’nın İslam’ı tedris ettiği yer hürmetine KABUL BUYUR LÜTFEN... Erzurum, Tokat, Ankara ve İstanbul’dan bin bir fedakârlıkla koşup gelen ihvanlarını, çocuklu, kadınlı, erkekli 78 kardeşini kabul et. Dört kapından, Şeriat-Tarikat-Marifet ve Hakikat inden besle ve öyle gönder gözünün bebeği olan Anadolu’ya-İstanbul’a. Üç gün geçti Ravza da boyunlar bükük. Sinelerde mahfuz iniltiler ve belirgin olarak ihvanda görülmekte. YARAB, MAHŞERDE Mİ YOKSA BİÇARELERİN FELAHI der gibi adeta. Sevgililer sevgilisinin evladı, yerkürede adaletsizliğin, her türlü kıyımın sancısını gönlünden seyreden Muhammed Ali dile geliyor. Tam üç günlük sükûtun ardından Allah Resulü, dünya coğrafyasını ve içindeki insanları bir ateş gibi saran zulmün yerini rahmet şualarının alması için bize, EVET bize, HÜCCET, BURHAN ve FERMAN verdi. NEFAHTİMUN YOLCULARI, ALLAH’IN VE RESULUNUN ELİ SİZİN OMUZUNUZDADIR. MANANIZ VE ZAHİRİNİZLE ÇIKIN. ZİRA ALLAH ZULMÜN BİTMESİNİ İSTİYOR. İhvan hem sararmış yüzüyle gözlerinden yaş dökerek bu 14 asırdır beklenen muştuyu gıpta ile tasavvur ediyor, diğer taraftan da Allah’ın nusretinin ve insanlığa yeniden göstereceği toplu kurtuluşunu şimdiden hasretle iştiyakla bekler hale geliyordu. ŞÜKÜRLER OLSUN. ANAM, BABAM, NEFSİM SANA FEDA OLSUN YA RESULALLAH. Tebliğ başlıyor Medine sokaklarında... Ravza-ı Mutahhara’nın etrafında adeta sema edercesine dolaşan insanlara yavaş yavaş akıntı yapılıyor. EY MÜSLÜMAN! DÜNYANIN GELDİGİ NOKTA ORTADA. İNSANLIK HARAP, ZELİL VE RÜSVAY HALLERDE. EBU CEHİLLER, FİRAVUNLAR MÜSLÜMANLARIN FÜTUHATSIZLIGINDAN DOLAYI AZGIN. İSLAM’IN GÖZBEBEGİ ÜLKE TÜRKİYE DE İSE, MÜSLÜMANCA YAŞAMAK İSTİYORUM. DEMOKRASİ HAVARİLERİ ONLARCA YILDIR BİZLERİ ADETA SOKAKLARDA ISPANAK FİYATINA PAZARLADI. EŞİT YAŞAM KOŞULLARI, EŞİT EĞITIM -EŞİT PAYLAŞIM YAPMADILAR. ÇANAKKALE’DE, ANAFARTALAR’DA, DUMLUPINAR’ DA VE SARIKAMIŞ’TA BU İNSANİ DEGERLER İÇİN TENİNİ TOPRAĞA SEREN ATALARIMIZIN BU KAZANIMLARI BİZE YANSIMADI. AMMA, BUGÜN EVET 10 HAZİRAN 2008 SAAT 17.05 İTİBARİYLE YENİ BİR ÇIĞIR AÇILDI. BUNDAN SONRA TÜRKİYE NE AÇ HÜRLER ÜLKESİ OLACAK NE DE TOK ESİRLER ÜLKESİ OLACAK. ALLAH VE RESULÜ’NUN REVA GÖRDÜGÜ, MUKADDES, MUAZZEZ VE MUALLA OLAN PEK EKMEL İSLAM’DAN AYRI DA KALMAYACAK. RAHMET MUŞTULARI HAVZALARINI AÇARAK, ESENLİK VE SELAM GETİRECEK TÜM İNSANLIĞA YAŞASIN İSLAM. YAŞASIN İKİ CİHAN SEYYİDİNİN RABBANİ AHLAKI. YAŞASIN, BEN ÂLEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERİLDİM. NURU. Bu ifadeleri duyan Ravza ve Beytullah âşıkları merakla dinlemede kalıyor ve sonrada AMA İŞİNİZ ZOR diyordu. Allah ve Resulunun tebşiratını alan GARİBULLAH Müdavimleri ise, ALLAH MUİNİMİZDİR. ALLAH BİZE KÂFİDİR diyor başka insanlara bu rahmet muştusunu duyurmak üzere oradan ayrılıyordu. UHUD! BİZ UHUDU SEVERİZ, UHUD DA BİZİ. Oraya yapılan ziyarettede Hz. Hamza, Hz. Musab Bin Umeyr’in Aziz ruhaniyetlerinden medet talepleri sıralanıyordu. 78 Garibullah ruhu desteklenen tek ruhta mündemiç olarak. Ya Rab! Bu Uhud şehitlerinin hürmetine, “BU ZORLU KAVGADA YARDIM ET BİZE.” diyorlardı. Kuba Mescidi, Kıblateyn ve Hendek teki Yedi Mescidler huşu ve büyük bir saygı ile ziyaret ediliyor. Tek bir can, tek bir gönül dile geliyor. “YA RAB! BİZEDE ŞEHİTLER NASİBET.” Âmin diyor, baronların, lordların tekelleştirdigi sözde İslam cemaatlerinden bıkanlar. AMİN. Beyitler söyleniyor, kasideler, ilahiler seslendiriliyor yol boyunca ve ziyaretler başladıgı gibi bitiyor. Ravza-ı Mutaharra’ya veda ziyaretleri yapıyorlar kardeşler. “YA MUHAMMED! YA SEYYİD’ÜL-KÂİNAT BİZİMLE OL. ÖZÜNDE ÖZ, GÖZÜNDE GÖZ, SÖZÜNDE SÖZ OLALIM. EMANETİN, AYNAN OLAN ALİ HAYDARINLA CEVELAN EDECEK. SORUMLULUKLARIMIZIN VE BU KUTLU DAVAMIZIN MÜDRİKLİGİNİ YAŞIYORUZ. ZERREDEN KÜRREYE SAYISIZ SELAM HUZUR-U DİVANINA. On gün kalınan Yesrib’te, uygar insanlar kenti olan Medine den ayrılıyoruz. Mana âleminin müjdelerinin yansıtıldıgı mübeşşiratları gören kardeşler her biri iman gözlükleriyle seyrediyorlar kâinatı artık.
BEYTULLAH’A YOLCULUK...
“LEBBEYK ALLAHÜMME LEBBEYK... GELDİK ALLAHIM GELDİK.” Sadaları Beyt’ül-Harem’in kapısından, Umre girişi Garibullah Kervanı ile inliyor. Bütün muazzez ruhlar bu sadaların içinde/ adeta bir Tevhid meşalesi yanıyor. “Lebbeyk Allahümme Lebbeyk.” Hz. Âdem’den İbrahime, İsmail aleyhisselam ve de kâinatın serveri gözümüzün ziyası, imanımızın mesnedi, itibarımızın destegi olan Hz. Muhammed Aleyhisselamın gördügü Kâbe-i Muazzama ile karşı karşıyayız. Gözler onu görmeden ilk dualar yapılıyor ve ıslak nemli gözler büyük bir heyecan ve de rikkatle, dikkatle duaların kabul oldugu Beyte zapt-u rabt oluyor. Tavaf başlıyor. GARİBULLAH kervanı mihmandarı Hz. Muhammed Ali’siyle tek bir gönül olarak şakıyorlar. Kâbe gülünün etrafında, beyaz kelebekler gibi pervaz ediyor. Kâbe-i Muazzama’nın üstünden başlayıp semavata 7. kattaki Beyt’ül-Mamur’a kadar uzanan iman şuaları dualarla harmanlanıyor. ALLAHIM, FÜTUHATIMIZI HAYIR EYLE. YENİ İNSANLIK ÇIGIRINI ÂLEMLERE RAHMET MUŞTULARINLA GÖNDER. IRK, DİL, TEN TEK BİR YÜREKLE ŞAFT ÇEKENLERİN HÜRMETİNE. PARASI OLMADIGI İÇİN BU TOPRAKLARA GELEMEYEN SONRADA AH-U ZAR A DÜŞEN ÂŞIKLARIN HÜRMETİNE, MECZUPLARIN, MUHİBLERİN HÜRMETİNE KABUL ET UMREMİZİ. KÂBE-İ MUAZZAMANIN VAR OLAN ALTIN OLUGU KARŞISINDAKİ OSMANLI ECDADININ YAPTIRDIGI REVAKLARIN ORTASINDA MİHMANDAR ALİ CAN ASHABINDAN BAZILARINA SOHBET EDİYOR... Hz. Resulullahı ziyarete gittim. Ahzab Süresini oku. Senin döneminde oradaki işaretler yaşanır. Ancak, seni terkedenlere üzülme. Gelenede sevinme. Allah sana kâfidir. Gözlerimiz yine nemli. Kalbimiz HAFV ve RECA arasında med cezirlere giriyor. YARAB, EVVELİMİZİ VE AHİRİMİZİ HAYRET. Hira magarasından ismini alan Nur dagına 845 metre tırmanışa geçiyoruz. Gecenin teheccüd zamanı ve zirvede sabah ezanı ile birlikte namaz eda edilip sesli zikire geçiyoruz. Aman Allahım, ne manidar, ne efsunkâr, ne rahmet. Şükrolsun. YA RAB! DAVAN DAVAMIZDIR. ZULÜM BİTECEK, ADALET ÇARKINI DÖNDÜRECEKSİN. SANA HAMD VE SENA EDERİZ.
DEVAMI GELECEK SAYIDA... Yanlız Kayıtlı Kullanıcılar Yorum Yazabilir.
Powered by AkoComment 2.0! |
||
| Sonraki > |
|---|
çevirdin 



